Ne Mutlu Türküm... 的个人资料_&mNt&_照片日志列表 工具 帮助

disegned by _&mNt&_

没有添加内容。
5月12日

_&mNt&_



sitemde biraz fazla durursanız çıkaçak olan video yu izleyebilirsiniz


ulu önder ATATÜRK önünde saygıyla eğiliyorum




GENÇLİĞE HİTABE

ne mutlu türküm diyene         Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
        Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
         Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

                                                                                                Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK

 

ne mutlu türküm diyenene mutlu türküm diyenene mutlu türküm diyenene mutlu türküm diyenene mutlu türküm diyenene mutlu türküm diyene



mustafa kemal atatürk



kaptan jack sparrow

Karayip Denizinin çapkın ve yakışıklı korsanı Kaptan Jack Sparrow (Johnny Depp) için bu denizlerin kristal gibi berrak suları macera ve gizem vaad etmektedir. Ancak Siyah İnci adını verdiği gemisinin Kaptan Barbossa (Geoffrey Rush) tarafından çalınmasıyla korsanlık hayatı bir anda alabora olur. Bu kadarla yetinmeyen vahşi Kaptan Barbossa, Port Royal kasabasına baskın düzenleyerek Valinin (Jonathan Pryce) güzel kızı Elizabeth Swann'ı (Keira Knightley) kaçırır.

Bu olay üzerine Elizabeth'in çocukluk arkadaşı Will Turner (Orlando Bloom) devreye girerek Jack ile işbirliği yapar. İngiliz Donanmasının en hızlı gemisi olarak bilinen H.M.S. Interceptor'un kaptanlığını alan Jack Sparrow, kızı kurtarıp gemisini geri alabilmek için yoğun girişimlere başlar. İkilinin peşinde Elizabeth'in yakışıklı ve hırslı nişanlısı Amiral Norrington (Jack Davenport) vardır ve H.M.S. Dauntless adlı gemisiyle arkalarından gelmektedir.
Will'in farkında olmadığı bir gerçek vardır. Lanetli bir hazinenin gazabına uğrayan Barbossa ve mürettebatının kaderine sonsuza kadar ölmemek yazılmıştır. Ayışığı çıktığında canlı iskelete dönüşmektedirler. Üzerlerindeki lanetin kalkması ise yağmalanan hazinenin bulunup eski yerine konulmasına ve kan borcunun ödenmesine bağlıdır.

Interceptor ve Dauntless gemileri, esrarengiz Isla de Muerta adasına doğru yelken açarak Barbossa'nın korsanlarıyla şiddetli bir savaşa hazırlanırlar. Hedefte ise Jack Sparrow'un intikamı, Siyah İnci gemisi, yasak hazinedeki servet, Barbossa ve mürettebatını sonsuza dek iskelet gibi yaşatacak olan lanetin yok edilmesi, İngiliz donanmasının kaderi ve Karayip Korsanlarına karşı şiddetli bir savaş başlatmak için kılıçlarına sarılan kahramanlarımızın yaşamı vardır.

 

VE SIKI DURUN KARAYİP KORSANLARI 7 TEMMUZDA 2. BÖLÜMÜYLE KARŞIMIZA ÇIKACAK ŞİMDİDEN BİLETLERİNİZİ AYIRMANIZI TAVSİYE EDERİM



5月8日

_&mNt&_



 

FAZLA FAZLA ŞARKI ALMAZMIYDINIZ?

 

 

GECE YOLCULARI
Artist : Gece Yolcuları   Song : Unut Beni   

http://www38.websamba.com/cv-askinca-1/Gece-yolculari-unut-beni.mp3

GRUP 84
Artist : Grup84   Song : Ölürüm Hasretinle  

http://www37.websamba.com/askinca/Olurum_Hasretinle.mp3

GULAY

Artist : Gülay   Song : Cesaretin Varmı Aşka  

http://www38.websamba.com/gonca/Gulay_Cesaretin_Varmi_Aska.mp3


HADISEArtist : Hadise   Song : Stir Me Up   
http://freehost02.websamba.com/bebegim-/Hadise_Stir_Me_Up.wma

Artist : Hande Yener   Song : Acı Veriyor  

http://freehost01.websamba.com/accc-/Hande_Yener_Aci_Veriyor.mp3

Artist : Hande Yener   Song : Kelepçe  

http://freehost01.websamba.com/accc-/Hande_Yener_Kelepce.mp3

Artist : İlhan İrem   Song : Anlasana  

http://freehost04.websamba.com/dark-/Ilhan_Irem_Anlasana.mp3

Artist : İlhan İrem   Song : Konuşamıyorum  

http://freehost04.websamba.com/dark-/Ilhan_Irem_Konusamiyorum.mp3

Artist : İzel   Song : Anlayamazsın  

http://www37.websamba.com/askincaaa/Izel-anlayamazsin.mp3


KAYAHAN
Artist : Kayahan   Song : Yemin Ettim  

http://www30.websamba.com/sundaysx/Kayahan_Yemin_Ettim.mp3

Artist : Kayahan   Song : Adını Yazmışlar Gökyüzüne  

http://freehost27.websamba.com/200501/Kayahan_Adini_Yazmislar_Gokyuzune.mp3

Artist : Kayahan   Song : Bu Can Seni Çok Özlüyor  

http://freehost27.websamba.com/200501/Kayahan_Bu_Can_Seni_Cok_Ozluyor.mp3

Artist : Kayahan   Song : Yoksun Sen  

http://freehost19.websamba.com/seaside-/Kayahan_Yoksun_Sen.mp3

Artist : Kayahan   Song : Unutma  

http://freehost19.websamba.com/seaside-/Kayahan_Unutma.mp3

Artist : Kayahan   Song : Seninle Herşeye Varım Ben  

http://freehost19.websamba.com/seaside-/Kayahan_Seninle_Herseye_Varim_Ben.wma

Artist : Kayahan   Song : Seni Seviyorum  

http://freehost18.websamba.com/reha__/Kayahan_Seni_Seviyorum.mp3

Artist : Kayahan   Song : Bir Aşk Hikayesi  

http://freehost19.websamba.com/seaside-/Kayahan_Bir_Ask_Hikayesi.mp3

Artist : Kayahan   Song : Sen Mühimsin  

http://freehost19.websamba.com/seaside-/Kayahan_Sen_Muhimsin.mp3

Artist : Kayahan   Song : Kelebeğin Şansı  

http://freehost01.websamba.com/accc-/Kayahan_Kelebegin_Sansi.mp3



KAZIM KOYUNCU
Artist : Kazım Koyuncu   Song : Didou  

http://www38.websamba.com/cv-askinca/Kazim.koyuncu-didou.mp3

Artist : Kazım Koyuncu   Song : Ben   

http://freehost15.websamba.com/ocean-/Kazim_Koyuncu_Ben.mp3

Artist : Kazım Koyuncu   Song : Anılar Düştü Peşime  

http://freehost15.websamba.com/ocean-/Anilar_Dustu_Pesime.mp3


KIRAÇ
Artist : Kıraç   Song : Gidiyorum  

http://freehost27.websamba.com/13-askinca/Kirac_Gidiyorum.mp3

Artist : Kıraç   Song : Senden Başka  

http://www35.websamba.com/18-askinca/Kirac_Senden_Baska.mp3

Artist : Kıraç   Song : Yıllar Sonra  

http://freehost04.websamba.com/dark-/Kirac_Yillar_Sonra.mp3

Artist : Luciano Pavarotti   Song : Caruzo  

http://www37.websamba.com/askincaaa/Luciano_Pavarotti _Caruzo.mp3

 

 

MIRKELAM
Artist : Mirkelam   Song : Unutulmaz  

http://www38.websamba.com/semaxi/Mirkelam_Unutulmaz.mp3


MUSTAFA SANDAL
Artist : Mustafa Sandal   Song : Yamalı Tövbeler  

http://www38.websamba.com/cv-askinca/Mustafa Sandal-yamali-tovbeler.mp3


MUZEYYEN SENAR
Artist : Müzeyyen Senar   Song : Ormancı  

http://www30.websamba.com/ship_/Muzeyyen_Senar_Ormanci.mp3

Artist : Müzeyyen Senar   Song : Kimseye Etmem Şikayet  

http://www30.websamba.com/sheytqn-/Muzeyyen_Senar_Kimseye_Etmem_Sikayet.mp3

Artist : Müzeyyen Senar - Nükhet Duru  Song : Şarkılar Seni Söyler  

http://freehost27.websamba.com/-xmas-/Muzeyyen_Senar_Sarkilar_Seni_Soyler.mp3

Artist : Müzeyyen Senar - Tarkan   Song : Benzemez Kimse Sana  

http://freehost27.websamba.com/-xmas-/Muzeyyen_Senar_Benzemez_Kimse_Sana.mp3

Artist : Müzeyyen Senar    Song : Eledim  

http://freehost04.websamba.com/dark-/Muzeyyen_Senar_Eledim.mp3


MFÖ
Artist : MFÖ   Song : Yalnızlık Ömür Boyu  

http://www38.websamba.com/askin-spaces/Mfo-yalnizlik-omur-boyu.mp3

Artist : MFÖ   Song : Ah Bu Ben  

http://www30.websamba.com/sheytqn-/Mfo_Ah_Bu_Ben.mp3

Artist : MFÖ   Song : Güllerin İçinden  

http://www35.websamba.com/11-askinca/Mfo_Gullerin_Icinden.mp3

Artist : Nazan Öncel   Song : Hay Hay  

http://www37.websamba.com/askins/Nazan_Oncel_Hay_Hay.mp3

Artist : Nazan Öncel   Song : Nereye Böyle  

http://www30.websamba.com/sundaysx/Nazan_Oncel_Nereye_Boyle.mp3

 



NİLÜFER
Artist : Nilüfer   Song : Çok Uzaklarda  

http://freehost27.websamba.com/200501/Nilufer_Cok_Uzaklarda.mp3

Artist : Nilüfer   Song : Geceler  

http://freehost27.websamba.com/200501/Nilufer_Geceler.mp3

Artist : Nilüfer   Song : Haram Geceler  

http://freehost27.websamba.com/200501/Nilufer_Haram_Geceler.mp3

Artist : Nilüfer   Song : Seni Bekledim Öptüğün Yerde  

http://www30.websamba.com/relax-/Nilufer_Seni_Bekledim_Optugun_Yerde.mp3

Artist : Nilüfer   Song : Sensiz Yıllarda  

http://freehost04.websamba.com/dark-/Nilufer_Sensiz_Yillarda.mp3

Artist : Nilüfer   Song : Canımın Yaprakları  

http://freehost04.websamba.com/dark-/Nilufer_Canimin_Yapraklari.mp3

Artist : Nilüfer   Song : Kavak Yelleri  

http://freehost04.websamba.com/dark-/Nilufer_Kavak_Yelleri.mp3

Artist : Nilüfer   Song : Böyle Ayrılık Olmaz  

http://freehost04.websamba.com/dark-/Nilufer_Boyle_Ayrilik_Olmaz.mp3

Artist : Nilüfer   Song : Mavilim  

http://freehost01.websamba.com/accc-/Nilufer_Mavilim.mp3

 

SADE
Artist : Sade   Song : Cherish The Day  

http://freehost27.websamba.com/9-askinca/Sade-cherish-the-day.wma

Artist : Sade   Song : No Ordinary Love  

http://freehost27.websamba.com/-depth/Sade_No_Ordinary_Love.mp3

 

SEZEN AKSU
Artist : Sezen Aksu – Levent Yüksel    Song : Kara Ağaç

http://www37.websamba.com/askincaaa/Sezen_Aksu_Levent_Yuksel_Kara_Agac.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Unut  

http://www39.websamba.com/askinca-6/Sezen.aksu-unut.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Şarkı Söylemek Lazım  

http://www39.websamba.com/askinca-7/Sezen.aksu-sarki.soylemek-lazim.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Vazgeçtim  

http://www38.websamba.com/askinca-/Sezen.aksu-vazgectim.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : İkili Delilik  

http://www38.websamba.com/cv-askinca/Sezen.aksu-ikili.delilik.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Pişman Olduğun Zaman  

http://www38.websamba.com/cv-askinca/Sezen-aksu-pisman-oldugun-zaman.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Aşk İçin Ölmeli  

http://www35.websamba.com/11-askinca/Sezen_Aksu_Ask_Icin_Olmeli.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Tutuklu  

http://freehost15.websamba.com/ocean-/Sezen_Aksu_Tutuklu.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Perişanım Şimdi  

http://freehost15.websamba.com/ocean-/Sezen_Aksu_Perisanim_Simdi.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : El Gibi  

http://freehost15.websamba.com/ocean-/Sezen_Aksu_El_Gibi.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Geçer  

http://freehost06.websamba.com/freedom-/Sezen_Aksu_Gecer.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Bir Kuş Uçur  

http://freehost06.websamba.com/freedom-/Bir_Kus_Ucur.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Kavaklar  

http://freehost06.websamba.com/freedom-/Sezen_Aksu_Kavaklar.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : Adı Bende Saklı  

http://freehost06.websamba.com/freedom-/Adi_Bende_Sakli.mp3

Artist : Sezen Aksu   Song : İstanbul İstanbul Olalı  

http://www38.websamba.com/gonca/Sezen_Aksu_Istanbul_Istanbul_Olali.mp3



SİNEM
Artist : Sinem   Song : Yaz Yağmuru  

http://www37.websamba.com/askins/Yaz_Yagmuru.mp3

SONER ARICA
Artist : Soner Arıca   Song : Sen Giderken  

http://www38.websamba.com/cv-askinca-1/Soner-arica-sen-giderken.mp3


ŞEBNEM FERAH
Artist : Şebnem Ferah    Song : Mayın Tarlası  

http://freehost27.websamba.com/13-askinca/Sebnem_Ferah-mayin_Tarlasi.mp3

 

TARKAN

Artist : Tarkan   Song : Bu Gece  

http://www37.websamba.com/askins/Tarkan-bu.gece.mp3

Artist : Tarkan   Song : Yandım  

http://freehost27.websamba.com/-ocean/Tarkan_Yandim.mp3

Artist : Tarkan   Song : Sorma Kalbim  

http://www30.websamba.com/sheytqn-/Tarkan_Sorma_Kalbim.mp3

Artist : Tarkan   Song : İnci Tanem  

http://www30.websamba.com/sheytqn-/Tarkan_Inci_Tanem.mp3

Artist : Tarkan   Song : Unutmamalı  

http://freehost27.websamba.com/-xmas-/Tarkan_Unutmamali.mp3

Artist : Tarkan   Song : Sen Başkasın  

http://freehost27.websamba.com/-xmas-/Tarkan_Sen_Baskasin.mp3

Artist : Tarkan   Song : Yak Bütün Fotoğrafları  

http://freehost27.websamba.com/-xmas-/Tarkan_Yak_Butun_Fotograflari.wma

Artist : Tarkan   Song : Asla Vazgeçemem  

http://freehost27.websamba.com/200501/Tarkan_Asla_Vazgecemem.mp3


TUAL
Artist : Tual   Song : Kasım  

http://freehost27.websamba.com/-ocean/Tual_Kasim.mp3


TUĞBA ÖZERK
Artist : Tuğba Özerk   Song : El Gibi  

http://www39.websamba.com/askinca-6/Tugba-ozerk-el-gibi.mp3

ÜÇ HÜREL
Artist : Üç Hürel   Song : Ayrılık  

http://www38.websamba.com/cv-askinca/Ayrilik-uc.hurel.mp3

ÜMİT SAYIN
Artist : Ümit Sayın   Song : Mavi Geceler  

http://www39.websamba.com/askinca-7/Umit.sayin-mavi-geceler.mp3

Artist : Yalın   Song : Değmez  

http://freehost27.websamba.com/14-askinca/Degmez.mp3

Artist : Yalın   Song : Küçücüğüm  

http://www37.websamba.com/askins/Yalin-kucucugum.wma

Artist : Yalın   Song : Son Aşkım  

http://freehost27.websamba.com/4-askinca/Yalin_Son_Askim.mp3


YEŞİM SALKIM
Artist : Yeşim Salkım   Song : Meğer  

http://www35.websamba.com/18-askinca/Yesim_Salkim_Meger.mp3


Zeynep Dizdar
Artist : Zeynep Dizdar   Song : Vazgeç Gönül      (remix)

http://www38.websamba.com/gonca/Zeynep_Dizdar_Vazgec_Gonul.mp3



4月12日

_&mNt&_



powered by
Google

önceki hali


şerbet gula dünyanın en güzel gözlerinin sahibi olan kadın

Tek arzusu hacca gitmekti, gitti...

“Asrın fotoğrafı” olarak anılan ve dünyaca ünlü bir ikona dönüşen Afgan Kızı’nın kim olduğu, uzun süre konuşuldu. Bir çift yosun yeşili delici gözün hikâyesi, sahibinden habersizce dünyaya mâl olmuş ve ülkesiyle özdeşleşmişti. 1984’te fotoğrafını çektiği kızı bulmak için Afganistan’daki uzun arayışın ardından adını sonradan öğrendiği Şerbet Güle’yi Tora Bora bölgesinde buldu. Hiçbir şeyden haberi olmayan Şerbet, National Geographic’in kapağındaki fotoğrafını görünce hem heyecanlanmış hem de şaşırmış. İç savaşlar, açlık ve yokluk, Şerbet’in yüzünü biraz değiştirmişti; ama gözlerindeki keskinlik, bakışlarındaki anlam hâlâ duruyordu. 2002 Nisan’ında Afgan Kızı’nı yeni yüzüyle tekrar kapağa taşıyan National Geographic, ona en büyük hayalinin ne olduğunu sordu. Şerbet, tek isteğinin ‘hacca gitmek’ olduğunu söyledi. Ve dergi Şerbet’i ailesinden 7 kişiyle birlikte hacca göndererek onun bu hayalini gerçekleştirdi


sonraki hali


yüzü yıpranmış ama hala gözleri 1 numara

 

17 yıl sonra bulunan Afgan kızının öyküsü

National Geographic’in dünyaya tanıttığı “Afgan kızı” 17 yıl sonra bulundu. Yaşanan savaşlar ve zorluklar Gula’nın güzelliğini götürmüş, fakat gözlerindeki derinliği yok edememişti. Şimdi 30 yaşında ve dört çocuk annesi olan Afgan kızı Şerbet Gula’nın öyküsü.

Dünyaya meydan okuyan bir çift, yosun yeşili göz... Afgan kızı, 17 yıl önce tanıştığı dünyanın karşısına yeniden çıkıyor. NTV ekranlarına gelecek olan National Geographic belgeselinde Afgan kızının yaşam mücadelesine tanık olacaksınız. National Geographic fotoğrafçısı Steve McCurry’nin objektifine yakalanan ve Afganistan’ın savaş ve kederle örülü tarihiyle özdeşleşen ünlü Afgan kızı Şerbet Gula, ülkenin ücra köşelerinden birinde bulundu.ABD’li McCurry, dünyada çok büyük bir ilgi toplayan fotoğrafı Nasır Bağ mülteci kampında çektiğinde, Gula henüz 13 yaşındaydı. Ancak McCurry, birçok insanın kafasında Afganistan’da yaşananları temsil eden fotoğrafı çektikten sonra Gula’nın izini kaybetmişti. McCurry, kızı bulabilmek için giriştiği mücadeleyi yıllar sonra, Afganistan bir kez daha gündeme gelince hızlandırdı. Ve sonunda onu doğudaki dağlık bir bölgede dört çocuğuna annelik ederken buldu. Gula’nın güzelliğini götüren iç savaşlar, açlıklar, yokluklar onun gözlerindeki derinliği yok etmeyi başaramamıştı. Savaşlar yüzünden babasını kaybeden Gula, anneannesiyle birlikte uzun bir yol kat ederek Pakistan’a kaçmıştı. O dönemde gözleriyle McCurry ’nin dikkatini çeken Gula; ancak 1992 yılında ülkesine geri dönebildi. Mc- Curry geçen zaman içinde Afganistan’a birçok kez gelmiş, Gula’nın fotoğrafını herkese göstererek, onu aramıştı. Sonunda kızı tanıdığını söyleyen biriyle tanıştı McCurry. Gula’nın komşusu olduğunu öne süren adam, Şerbet’i Pakistan’a getireceğini söyleyerek McCurry ile anlaştı. Birkaç gün sonra adam çıkageldi. National Geographic ekibinden bir kadın olan Carrie Regan’ı konukevine götürdü. Regan, ilk karşılaşma anını şöyle özetliyordu: “İlk dikkatimi çeken gözleriydi. İlk kez ‘bu o olmalı’ diye düşündüm. Onunla konuşmaya başladık. Bana, hayatı savaşla birlikte enkaza dönen genç bir kızın öyküsü anlatılıyordu... Uçaklara, köylerine düşen bombaların çıkardığı gürültülere, aç karna uyumaya çalıştığı gecelere ilişkin anılar... Konuştukça, burka giymekten şikâyetçi olmadığını gösteriyor. Şerbet, Taliban’ın ülkeye barış ve güvenlik getirdiğine inanıyor. Bombardıman yüzünden ABD’ye kızgın olsa da, rüyalar ülkesini bir gün mutlaka görmek istiyor.” National Geographic dergisi, Şerbet’in yıllar önce kapak yaptıkları kız olduğundan emin olabilmek için bir dizi test yaptı. Yapılan testlere göre Şerbet’in ünlü ‘Afgan kızı’ olduğu da kesinleşti. Şimdi Şerbet Gula’yı daha iyi bir gelecek bekliyor. Gula’nın dört kızı National Geographic’in katkılarıyla eğitilecek.



_&mNt&_



DELİLİKSE SENİ SEVMEK BEN HİÇ AKILLANMAYACAĞIM
Delilikse seni sevmek ben hiç akıllanmayacağım yanlızlığımın en sonunda umutlarımın zamana takıldığı sonsuz bir dakikadayım!zaman durdu bu diyarda,saniyeler dakikalarla küsüştü.herşey karmakarışık tıpkı senin gibi...içimdeki kördüğüm büyüdükçe ümitlerim de gelmez oldu.günler de düşman zaten…senden haber çıkmayınca geçmiyorlar.sana mı küsmeli?sensizliğe mi?senleyken de değil mi sensizlik?ne kadar zor biliyor musun bu acı,bu anlamsız savaş!sonsuz acılarla yapayalnız savaşmak ve aldığın yaraları tek başına sarmaya çabalamak..yeniden gururuna yeni düşmek!ewet yıne yenik düştüm gururuma.hani artık sana yazmıcaktım ya,yalandı.bak yine yazıyorum sana!duymasan da hiç bir zaman okuyamasan da;sana yazıyorum,seni yazıyorum.seni unutamadığımı şu karanlık duvarlara haykırmak,ağlayarak gözlerine dokunmak istiyorum.yüreğine yüreğimi koymak ve hep orda kalmak istiyorum…seninle kaybolmayı bekliyorum sezsizliğimin karanlığın da.kör olmaksa seninle olmak,ben körüm aşkım ”körüm”.. zaten görmeden,göremeden yaşatmadım mı bu deli sevdayı?bana deli”sin diyorlar,varsın desinler!zaten bu kördüğümü bile bile yaşamak delilik değil mi?karşılıksız sevmek,bunca acıya “hoşgeldin” demek delilik değil mi?eğer gerçekten sevmek,içinde öldürmeden yıllarca sevdanı büyütmek delilikse evet ben deli”yim!!hem de zırdeliyim!sevdalarını hiçe sayıp hızla tüketenler akıllıysa eğer bırak boşver ben akıllı olmak istemiyorum.hayır hayır istemiyorum.delilikse seni sevmek ben hiç akıllanmayacağım!günler aylarla,saniyeler dakikalarla barışanadek seni bekleyeceğim!! deli sevdan……..


Hayallerimde ki araba Mustang Shealby Gt 500işte arabaların şahı 1967 mustang shealby gt 500



 

KOLEJLİ KIZ

Universiteli delikanli Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı.Okul salonundaydı maç Tribünsüz,minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece.. O kadar yakındılar..Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa göruyordu takımda.. Hoşlandıgını, ena halde hoşlandıgını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı degil, o güzel kızı izlediğini.Kız servis atarken hemen önunden geçti. Göz göze geldiler..Kız gülümsedi.. Delikanlı, çok populerdi o yıllarda.. Kız onu tanımış olmalıydı.


Kimbilir, belki kız da ondan hoslanmıştı..
Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmisti..Set değişip, takım karşıya
gidince, delikanlıda yerini degistirdi,o da karsıya gitti.. Üçüncü sette tekrar eski yerine
döndu.. Kızda gidiş gelişleri fark etmişti galiba..
Bir defa daha gülümsedi.Manidar.. "anladım" der gibi bir gülümseyişti bu...
Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü..Pazar günü,sabahın körunde kalktı, erkenden oynanacak
maçı, ne maçı canım,o dünyalar şirini kizi gormek için.. Delikanlı artık kızın hiçbir maçını
kaçırmıyordu.Dahası..Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu,
onu bir kez daha görmek icin.
Karşılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme,çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır
Olmuşlardı...O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılımı kızın karşısına çıkmış, gulumseyerek selamlamış,
sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak,bir blok ötede gene karşısına çıkmıştı..
Kız çok şaşırdı ,karşısında,sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce..
Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu.Arkadaştılar.Sonunda bütün cesaretini topladı,kaptana açıldı..
O kızdan fena halde hoşlanıyordu.Galiba, kız da ona karşı boş degildi. Bir yerde,bir
şekilde tanısmaları gerekiyordu.O zamanlar, bu işler böyle oluyordu çünkü. Kaptan "tabi" dedi.
"Bu hafta sonu güzel bir konser var.Beraber, gitmeye karar vermistik zaten. Sende gel.
Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanışırsınız.
"Mutluluk işte bu olmali" diye düşündü delikanlı.."Mutluluk işte bu ."
Ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı. Konser gününü de hiç ama hiç unutamadı..
O ne heyecandı öyle.Konserin verildigi sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar..
O güzel ele dokundugu anı da hiç unutmadı delikanlı..Voleybol takımı kaptanı, salona girdiklerinde,
ustaca bir manevra daha yaptı Delikanlı ile dünyalar şirini kız yanyana düştüler.Inanamıyordu delikanlı..
Onunla nihayet yan yana oturduğuna,onun sıcaklıgını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu..
Biraz önce tanışırken tuttuğu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor.
Delikanlı, sahne de dünyanın en romantik şarkısı
soylenirken -o an dünyanın bütün sarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya- o eli tutmak için öylesine büyük
bir arzu duyuyordu ki icinde... Ama uzatamıyordu işte elini.Her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle,
onu ürkütebileceğinden, incitebileceğinden öylesine korkuyordu ki.Sonunda dayanamadi, sanki kolu uyuşmuş gibi,
uzandı.. Kolunu kızın koltuğunun arkasına koydu.Kızın omuzuna değil.. Koltuğun uzerine.. Sonra kız arkaya yaslandı..
Bir kaç saç teli,delikanlının elinin üzerine dokundu.Kalbi yerinden firlayacak gibi atıyordu artık genç adamın.
Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu cünkü... Konserden çıkarken, kız, sakalaştı."Sizi her
maçımızda görüyoruz.Alıstık nerdeyse...Yarın Adana'da maçımız var.Gözlerimiz sizi arayacak..
Hayır!, aramayacaktı...Delikanli o anda kararını vermisti çünkü..Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek,
hatta ögle yemeginde bir de, Adanakebap yedirecek kadar para vardi... Gece yarısı kalkan otobuse bindi..
Sabah erkenden Adana'ya indi. Mac saatine kadar başı boş dolaştı.Salona erkenden girdi,
en ön sıraya tam servis köşesine en yakın yere oturdu..
Takımlar sahaya çıkarken,salonda ki en heyecanlı seyirci oydu.
Maç falan degildi sebep tabii..İlk sette kız farkın da bile degildi onun..Nerden olsundu ki
İkinci sette öbür tarafa gittiler.. Döndüklerinde, üçüncü sette kız farketti
delikanlıyı..Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifada biraz mutluluk,birazda gurur
vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolejde çok populer bu delikanlısının onun için ta
oralara geldiğini bilmenin gururu...Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garajlara
gitti.Tek kelime konuşmadan.. Konusmaya gelmemişti ki.. Kız "keşke orada olsaydın"
demişti.O da olmuştu işte.. Hepsi o.. Ona,o kadar çok sey söylemek istiyordu ki aslında..
Bir gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir şiire rastladi. Daha dogrusu
bir şiirden alınmış bir dörtlüğe.Söylemek istedigi hersey bu dört satırda vardı sanki..
Bembeyaz bir karta yazdı o dört satırı.. Ögleden sonrayı zor etti,Kolejin önüne gitmek için...
Kızın karşıdan geldiğini gördü.Koşarak yanına gitti."Bu sana" diye kartı eline tutuşturdu ve
kayboldu ortadan.. Kız, Necip Fazıl'in dört satırını okurken...

"Ne hasta beklerdi sabahı
Ve ne genç ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni bekledigim kadar!.."

Ertesi gün ögleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde Kolejin önundeydi gene..
Kız karşıdan geliyordu...Bu defa yanında arkadaşları yoktu.Yanlızdı...Yaklastıgında
işaret etti delikanliya..Gözlerine inanamadı genç adam.. Onu yanına mı çağırıyordu
yoksa.. Evet, çagırıyordu işte...Kalbinin duracagını sandı yaklasırken... "Sana
bir şeyler söylemek istiyorum" dedi kız..O'da heyecanlıydı,belli..."Bak iyi dinle..
dünkü satırlar için çok teşekkürler...Herhalde hissettin, bende senden hoslanıyorum...
Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var.Ondanda hoşlanıyorum ve henüz karar
veremedim, hanginizden daha cok hoşlandıgıma.. Ve de şu anda, onu terketmem için bir sebep
yok...Delikanlı : "O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam,hayatında baska
kimse olmazsa, ara beni" dedi hiç nefessiz...
Ayrıldı kızın yanından..Bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha okul yolunda
önüne çıkmadan.. Bir daha onu hiç görmeden...Yıllarca sonra Levent Yüksel'in söyleyeceği
şarkıda ki Sezen'in sozlerini O, o zaman biliyordu sanki... Aşk onurlu olmalıydı...Günlerce,
haftalarca, aylarca bekledi.. Tıpkı, kıza verdigi o dörtlükteki gibi bekledi...Hastanın sabahı,
şeytanın günahı bekledigi gibi bekledi... Heyecanla bekledi.Hırsla, arzuyla bekledi.Umutla,
umutsuzlukla bekledi. Bazen ofkeyle bekledi.. Ama bekledi...Başka hiç kimseye bakmadan,
başka hiç kimseyi bulmadan bekledi.Bir gün bir şiir antolojisinde siirin tamamini buldu.. İki
dörtlüktü şiir...İlki kıza verdiği... Bir ikinci dörtlük daha vardı o kadar...O dörtlüğü de bir
kartın arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu...Bekleyiş sürüyor,sürüyordu...Okullar kapandı,acıldı..
Aylar,aylar geçti...Bir gün delikanlı kızı aniden karşısında gördü..."Günlerdir seni arıyorum"
dedi kız...
"Günlerdir seni arıyorum.işte sana haber...Artık hayatımda hiç kimse yok!.."
" Yaa" dedi delikanlı... "Yaa"dedi sadece.. Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır
ölesiye bekledigi an gelip çatmışken,ağzından sadece bu ses çıkmıştı.."Yaaa!.." Cebinde artık
iyice eskimiş kartı uzattı kıza.."Sana bir şiirin ilk dörtlügünü vermiştim ya bir gün" dedi..
"Bu da sonu onun.. " Sonra yürüdü gitti,arkasına bile bakmadan...Kız ikinci dörtlügü oracıkta
okurken...

"Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni.
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme artık neye yarar!.."

Aradan yıllar, çok ama çok uzun yıllar gecti.Delikanli bugün hala düşünüyor.. O uzun, çok uzun
bekleyiş mi öldürmüştü aşkını?... Ya da beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir
sevgili yaratmıstı ki,artık yaşayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı..O sevgilinin kendisi bile..
Hayalindekini canlı tutmak için mi, canlısını silmisti yani?.. Ya da.. Ya da.. Bir şiirin
romantizmine mi kapılmış, bir delikanlılık jesti ugruna, mutluluğunun üzerinden öylece
yürüyüp gitmişti,acaba?
Delikanlı bu soruların yanıtını bugun hala bilmiyor...
Bilmediğini de en iyi ben biliyorum..

Çünkü,O delikanlı, bendim!..

HINCAL ULUC

                   

1967 mustang shealby gt 500


 

ONUN BENİM OLMASINI İSTİYORDUM AMA O BANA BENİM ONA BAKTIĞIM GÖZLE BAKMIYORDU BUNU BİLİYORDUM

10. SINIF:İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu. Onun için "Benim en yakın arkadaşım " diyordum...Onun ipek gibi saclarına bakarken içimden hep benim sevgilim olmasını istiyordum...
Fakat o bana, benim ona baktığım gözle bakmıyordu. Bunu biliyordum...

Dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı dersin notlarını istedi.Ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü.Onu, sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum. Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...
11. SINIF:
Telefonum çaldı. Arayan oydu ve ağlıyordu. Bana aşkın ne müthiş bir şey olduğunu anlattı.
Duygularını paylaşmak üzere evine çağırdı. Yanlız kalmak istemediğini söyledi. Bende tabiki gittim.
Otururken güzel gözlerine bakmaya doyamadım. İki saat sonra Drew Barrymore'un filmi başladı ve onu izledik.
Filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi. Bana herşey için teşekkür etti.
Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.
Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

SON SINIF:
Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve "Çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi.
Benim de çıktığım biri yoktu. 7. Sınıftan beri birbirimize söz vermiştik.
Eğer çıktığımız biri olmazsa en iyi arkadaş olarak partilere beraber gidecektik.
Partiye birlikte gittik. O akşam çok güzeldi. Herşey yolunda gitti.
Partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım.
O da bana güzel gözleri ile gülümseyerek baktı. Onun benim olmasını istiyordum...
Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu.
Bunu biliyordum. Bana hayatının en güzel zamanını geçirdiğini söyledi.
Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum.
Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum. Nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum.

Günler haftalar. aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı... Sürekli onu izledim.
Diplomasını almak için sahneye çıkan o değil de sanki havada süzülen bir kelebek idi
Onun benim olmasını istiyordum. Ama o bana benim ona baktıpğım gözle bakmıyordu.
Bunu biliyordum.


Herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak "Sen benim en iyi arkadaşımsın, teşekkürler" dedi.
Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum. Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.
Nedenini bilmiyordum ama onu çok seviyordum.

ARADAN YILLAR GEÇTİ...
Bir kilisedeydim ve o kızın nikahını izliyordum...
Evet artık evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini ve bir başka adamla evli olarak
yeni bir hayata girmesini izledim.
Ah ben onun benim olmasını istiyordum. Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu.
Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.
Nedenini bilmiyordum ama çok utanıyordum.

YILLAR ÇOK ÇABUK GEÇTİ...
Şu anda benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum.
Ne acı içerisindeyse yaşayamamış. Galiba aradığı mutluluğu bulamamış.
Eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı..
Hemen günlüğü aldım ve günlükte okuduğum satırlarla kahroldum.
Şöyle yazıyordu: "Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim..
Onun benim olmasını istiyordum. Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum.
Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum. Onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum.
Nedenini bilmiyordum ama çok utanıyordum.
Keşke bana beni sevdiğini söyleseydi...

Bu gerçekten yaşanan ve aşığının hala andıkça gözyaşı döktüğü bir aşk hikayesinin notları.
Bu satırlar da o delikanlının günlüğünden alıntı.
Sevgi ne yüce bir kavramdır. Sevgi insanı ne çok değiştirir.
Ve sevgi, insanı diğer canlılardan farklı kılan tek özelliktir...
Ölesiye olsa bile...



 

1967 mustang shealby gt 500


BILIYORUM, BU YARA HIC KAPANMAYACAK!...

Biliyorum sevmeyeceksin beni...Telefonlarima cevap vermeyeceksin... Cevap versen bile, oyle yorgun oyle isteksiz cikacak ki sessin, bir kufur gibi...Sevmeyeceksin beni... Biliyorum bu sehri bana dar edeceksin...Cunku anladin; sevgimden tanidin beni. O yanik, o hasta bakisimdan... Ucuruma atlar gibi sevdalanisimdan...Sevmek deyince, hemen ardindan, olum, dememden anladin...Anladin ve kardesini bir kabustan uyandirir gibi cirilciplak gercege uyandirdin beni; uyandirdin ve kactin...Cunku sen de benim gibiydin...Sen de benim gibi, seni sevmeyeni sevdin hep. Sana aci cektireni... Seni aramayani, telefonlarina cikmayani, cikinca seninle bir kufur gibi konusani sevdi...Sen de benim gibi seni incitip, uzeni sevdin hep.Bakisindan hissettim bunu, kokundan dokunusundan...Beni sevmeyecektin biliyorum, ama...Ama, oyle susamisstim ki kendim gibi birini sevmeye...Oylesine muhtactim ki gercekten incitilmeye, gercekten aci cekmeye, kendin gibi birisini ozlemeye oylesine muhtactim ki, seni tanir tanimaz cozuldum...Sana da olmustur...Oylesine susamissindir ki sevilmeye, kendin gibi birini bulunca kendini, her seyi,belki de soylenmeyecek her seyi o an, garip bir telasla soylersin...Hatta soylerken anlarsin, soylememen gereken seylerin soyledigini hidssedersin, battigini, giderek cikmaza girdigini... Ama yine de engelleyemezsin kendini, tutamazsin.Aleyhinde (evet, aleyhinde; ask en buyuk rekabet degil mi artik bu sehirde) olabilecek herseyi soylersin... Ustelik bunu anladikca daha da batirmak isterdin kendini...Biraz daha zor duruma dusurmek...Daha da kaybetmek, daha da batmak istersin... Sanki bile isteye kendi mutlulugunu kendi eliyle bozmak istersin... Kendinden gizli oc alir gibi.Sanki hic mutlu olmak istemiyormus gibi... Sahi hic sevilmek istemiyormus gibi...Bir tur gurur muydu bu?Bir gun nasilsa ve hic olmadik bir anda alinip kopartilmadan,kendi ellerimizle onu yok etmek, bizim gibilerin mutluluguna tahammul edemeyen bu hayata,bu hayatin zorba kurallarina bir tur baskaldirmak miydi?Bir sizofren cocuk tanimistim bir gun. Tam karsimda oturuyordu.Gencecik, yakisikli bir cocuktu. Sizofren oldugunu biliyordu. Biliyordu iyilesemeyecegini...Iki de bir, once kolunu uzatip, sonra avucunu aciyor; Mutluluk avuclarimdaydi, yakalamistim,ama kacti, diyor, kacti, derken avuclarini bosluga kapatiyordu...Hic unutmuyorum, bu hareketi defalarca yapmisti...Yine hic unutmuyorum; burjuvalara ozenen bir ailede buyudum ben. Gorgu (Muaseret Kurallari) kitabi yemek masasinin ustunde dururdu hep.Annem o kitabi defalarca ezberletirdi bize. Yemege nasil oturulacak... Corba nasil icilir? Kasik nerede, catal nerede durmali... Balik nasil yenir? Pecete nasil katlanir... Yemek yerken ne konusulmaz... Kadinlar merdivenden inerken onde mi, arkada mi, olmalidir...Sinemada nasil oturulur...Her sey... her sey, ornegin esnemek,esnerken agzinin kapatilmasi bile oylesine ciddiye alinirdi ki; bu yuzden, geceleri annemin yatak odasindan derin hickiriklarina bir anlam veremezdim... Cunku o gorgu kitabinda, bir gece vakti nasil niye derinden hickirilir, adli bir bolum hic olmazdi.Ben de eskiden seningibi saftim. Inanirdim bu dunyada bile solenler olacagina...Bu dunyada, anne, baba, kardesler, bir sofrada, lekesiz bir mutluluk yasayabilirler,diye inanirdim... O kasvetli gorgu kurallari kitaplatina ragmen inanirdim...Once dedigim gibi baslardi her sey. Herkes bir arada, sonsuz mutlu gibi...Sonra birden hic beklenmedik bir sey olur, biri aglayarak arka odaya kacardi...Icerden, arka odadan, aglamakli, sonsuz kuskun sesler gelirdi; biktim artik, biktim,usandim hepinizden, gidecegim buralardan, yetti artik!...Ben de senin gibi saftim o zamanlar... Gidilecek neresi vardi ki, derdim...Iste hep birlikteyiz... Alemi var mi bu mutlulugu bozmanin?...Sonralari, cok sonralari anladim. Meger, biz, bizim aile, herkes, aslinda hic istemeden,nedeni bilinmeyen bir zorunluluk sonucu bir araya gelmisiz...Sanki bizi bir araya getirmek icin gorunmeyen, bilinmeyen karanlik gucler isbirligi yapmis...Aslinda biz bir araya gelmemek icin yaratilmisiz.Hayatin en buyuk yanlisiymis bizim bir arada olmamiz!...Evet; cok gec anladim...Biraktim lekesiz mutluluklari; ben kavgasiz, uzuntusuz bir pazar sofrasi ozlerken, aslinda herkes... annem, babam, kardeslerim, o evden uzaklara, hic donmemek uzere cok uzaklara gitmek istiyormus...Dunyanin en mutsuz otogari.. Dunyanin en imkansiz istasyonuydu bizim evimiz...Yillarca uzaklara, cok uzaklara gitmek isteyip, bir turlu gidemeyenlerin sonsuz beklemeduragiydi bizim evimiz...Iste bu yuzden sevmek benim icin bir tutsaklikti, tuzakti boylesi sevip, baglanmak.Uzaklara, cok uzaklara gitmek isteyenleri engellemekti.Sevgi yuzunden bizim ailedeki hiz kimse istedigi yere gidemiyordu... Birbirimize duydugumuz sevgi, ayni zamanda bizi birbirimize dusman ediyordu...Hem biz, bizim aile... Gunesli bir gunde ansizin baslayan saganak yagmurlar gibiydik...Bu yuzden hep hircin, huzunlu, kirgindik...Bu yuzdendi, her seyi, cok iyi gidiyor sanirken, icimizde yukselmesine bir turlu engel olmasdigimiz o felaket duygusu...Anlamistim. Senin de ailen boyleydi...Ustelik oyle severlerdi ki sizi, bir gun, hic olmadik bir anda,aslinda istenmeyen cocuklar oldugumuzu soylerlerdi size!...Sana yada kardesine... Tesadufen dubyaya geldiginizi... Beklenmedik bir misafir oldugunuzu!..Aksi gibi, istikbaliniz icin hicbir seyi esirgemediklerini soyledikten sonra soylerlerdiboyle siradan seyleri!...Sizin icin... Senin icin hicbir fedakarliktan kacinmadiklarini soyledikten sonra...Senin de ailen benimki gibiydi... Gunesli bir gunde ansizin baslayan saganak yagmurlargibiydi... Bu yuzden sen de benim gibi boyle hircin, huzunlu, kirginsin herseye...Yillar once tanidigim o sizofren cocuk gibi; tam mutlulugu yakalamisken kaybetmisgibisin hep...Ben, beni istedigim gibi sevmemis olan annemin hayaletini ariyorum imkansiz kadinlarda...Sen, seni istedigin gibi sevmemis olan babanin hayaletini ariyorsun imkansiz erkeklerde...Biliyorum, ne ben o kadini bulacagim, ne sen o erkegi bulacaksin...Ve ne aci ki, hep bizi sevmeyecek olanlari sevecegiz ikimizde... Ne aci ki,hep bizi incitip uzenlere baglanacagiz... telefonlarimiza cikmayanlari... Ciksa bile bir kufur gibi konusanlara tutkuyla sevdalanacagiz...Bizden bir cift guzel laf esirgemeyenleri ozleyecegiz...Olesiye, amansiz sevecegiz onlari...Biliyorum, bu yuzden odan boyle... Guncelerin ortalik yerde... Kitaplarin orada, burada...Anilarin sacilmis ortalik yere... Herseyin darmadagin...Biliyorum, bu yuzden duzenden, adi duzen olan herseyden nefret ediyorsun... Sen de benim gibi;toparlayip da ne yapacagim, duzenli olunca ne olacak; sonunda birgun birileri gelip her seyi,biriktirdigim, duzenledigim, uzerine ozenle titredigim her seyi daha once hep oldugu gibi hic beklemedigim bir anda savurup, bozup gitmeyecek mi, diye dusunuyorsun...Biliyorum, sen benim icin, hicbir zaman ulasamayacagim annemin hayaletisin... Ailemdeki insanlar gibisin... Cok romantik, cok duygusal, cok yarali...Onlar da senin gibi, seninkiler gibiydi... Akli basinda, mazbut insan rolunu oynamaktan veertelenmis dusleri yuzunden yorgun dusmus, yari cilginlardi... Hepsi yanlis evde ve yanlis bir yerde yasadiklarini soylerlerdi... Dusleri cok garipti... En kisa yolculuk bileonlari yordugu halde; okyanuslari asmayi ve baska kitalara gitmeyi duslerlerdi...Yine aradim seni, yoksun... bulsam, benimle kufur gibi konusacaksin...Bir kere cozuldum sana... Bir kere sana senin gibi oldugumu hissettirdim...Oysa bastan beri biliyordum; sen, seni sevmeyenleri seversin. Tipki benim gibi...Ama oyle ozledim ki kendim gibi birini sevmeyi... Oyle ozledim ki kendim gibi biri tarafindan incitilmeyi, uzulmeyi...Yine aradim seni, yoksun... Beni de birileri ariyor... Beni de kendi gibi sevmeyi ozleyenlerariyor... Kendi gibi biri tarafindan incitilmeyi, uzulmeyi ozleyen birileri ariyor.Hic cevap vermiyorum... Ben seni istiyorum, seni ariyorum...Kayitsizliginla beni yok ediyorsun, geride sen kaliyorsun. Ama seni de biri yok ediyor...Aslinda bu oyunda herkes birbirini yok ediyor...Ben birilerini, o birileri baskalarini... Sen beni... Seni bir baskasi...Hem cok iyi biliyorum; beni sevsen bile, hic kapanmayacak bu yaram... Seni biri sevse de,hic kapanmayacak yaran...Hic kapanmayacak!... Avuclarin hep bosluga kapanacak. Tipki o sizofren genc gibi.....



1967 mustang shealby gt 500


SANA AŞIK OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORDUM OYSA SEN BENİM "VAZGEÇİLMEZİM"MİŞSİN

 

 

VAZGECİLMEZİM...

İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam...
Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam...
Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp, bana baktığını hissediyorsam...
Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa...
İçtiğim çayın şekeri, sigaramın dumanı, kahvaltımın her lokması sen oluyorsan...
Sokakta bana bakan her insan, yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa...
Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam...
O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam...
Yüzlerce kişinin arasında bile kadehimi sadece senin şerefine kaldırıyorsam...
Başımı döndüren şeyin aslında içki değil, sana olan aşkım olduğunu biliyorsam...
Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle, bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam...
Ve o enerjiyle hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam...
Gün boyu saatleri, dakikaları sayıp 'Neden geçmiyor bunlar' diye hayıflanıyorsam...
Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam...
Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam...
Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam...
Seninle ilgili planlar yapıyorsam...
Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde dakikalarca düşünüyorsam...
İzlediğim filmdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup 'Biz olsaydık böyle yapardık' diyorsam...
Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam...
Yine de bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam...
Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam...
Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı, yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, içkinin en keyiflisini seninle içeceğimi düşünüyorsam...
'Hayatının en anlamlı şeyi ne' diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam...
Sen benim için vazgeçilmez olmuşsun demektir...



_&mNt&_'nin sitesine gider



KÜÇÜĞÜM

Aynı sokakta oturuyorduk. Her gün bir kızla geliyordu .Adı esrarengizdi, herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi. Fakat kimse gerçeği bilmezdi. Kirli sakalları vardı. Yeşil gözlü esmerdi. Mahallenin kızları hayrandı ona. Bense nefret ederdim. Hiç kimseyle konuşmaz. Sadece gelir geçerdi. Bir gün onunla yolda karşılaştık. Çok güzel bir yüzü vardı. Bana gülümsedi. şaşırdım. Ama yine de onu sevmiyordum. Fakat o çok farklıydı.Gece boyunca lambası yanardı. Uyumak yerine onun evini seyrederdim. Onu sevmediğim halde her şeyiyle ilgileniyordum. Yavaş, yavaş onu gözlemeye başladım. O an anladım ki, Ona karsı hissettiğim şey sevgiymiş. Artık O eve gelmeden uyuyamıyordum. Yanına gelen kızları kıskanırdım. Herkes onun kötü olduğunu söyleyince. Hep onu savunurdum. Onunla karşılaşmak için kapıda dururdum

 

Onu yine yolda gördüm. Bana göz kırptı. Yanımdan geçerken onu çağırdım. "Acelem var Küçüğüm" dedi. Bana aramızdaki yaş farkını hatırlatmıştı, eve gidip ağladım. Karar verdim Ona aşkımı ilan edecektim. Yolunu gözledim. Bir gün onu gelirken gördüm. Peşine düştüm o eve girdi. Biraz bekleyip kapıyı çaldım. Açtı "Ne var Küçüğüm" dedi. "Seni Seviyorum" dedim. Gülümsedi "Evet" dedi. "Ne evet" dedim. Konuşmadı. Koşarak dışarı çıktım. Bir ay boyunca evden çıkmadım.

Bir gün kızlarla konuşurken. Ambulans geldi onun evine girdi. Sedye ile onu dışarı çıkardılar. Önümüzden geçerken. '"Ben de seni Küçüğüm" dedi. Kıpkırmızı oldum herkes bana bakıyordu. Ağlayarak koşmaya başladım. Aksama kadar sokakta gezdim. Göz yaşlarım durmadan akıyordu. Sonra eve geldim. Annemler ondan bahsediyorlardı. Sevdiği bir kız varmış. Ailesi evlenmesine izin vermeyince kız evden kaçmış. Sokak serserileri onu öldürmüş. Eve getirdiği kızlar evi olmayan kızlarmış. Kimi sevdiyse ölmüş. Çok sevip acı çekmiş. İntihar edip hastaneyi aramış. Polisler evin duvarında "Küçüğüm" yazısını bulmuşlar. "KÜÇÜĞÜM SEN DE ÖLME" yazıyormuş. "Ben de seni sevdim, sevdiklerim gibi sen de ölme diye ben öldüm KÜÇÜĞÜM"



***şebnem ferah***



ELİF ARKADAŞIMIN İSTEĞİ ÜZERİNE EKLENDİ BU ŞİİR

GİDERSEN

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına
Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor
Birde seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar
Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız onları, ısıtırız
Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın
Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde



şebnem şebnem şebnem 

 

 

***daha fazlasını görmek isteyen varsa sadece fotoğrafı tıklaması yeterli***

___________________________________________________________________________________________________________

Şebnem FERAH albümleri

artık kısa cümleler kuruyorum albümü 

fotoğrafı tıkla ve artık kısa cümleler kuruyorum albümünü indir

 

perdeler albümü

fotoğrafı tıkla ve perdeler albümünü indir

 

kelimeler yetse albümü

fotoğrafı tıkla ve kelimeler yetse albümü indir

 

kadın albümü

fotoğrafı tıkla ve kadın albümünü indir

 

can kırıkları albümü

tıkla ve can kırıkları albümünü indir

 

şebnem ferah fotoğrafları



tıkla siteme bağlandisegner by _&mNt&_tıkla siteme bağlan



Click for Izmir, Turkey Forecast



Click for Adana, Turkey Forecast




Sizce 2006 Dünya Kupası Şampiyonu Kim Olur?
Arjantin
Almanya
Brezilya
İtalya
İngiltere
Auswertung


emeğe saygı edelim

eğer sitemden faydalandıysanız bir teşekkürü çok görmeyin



                  

 

 

_&mNt&_™

 



sesli dinlemek için tıkla

 

KENDİNE İYİ BAK

"Kendine iyi bak" bir "veda" degil "elveda" cümlesidir çogu zaman.

O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...
"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim.

Olamayacagim. Istesem de istemesem de.
Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.

" "Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme.


Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik.
Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim.
Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim.
Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum.
Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum
" "Kendine iyi bak.
Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim.
Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben.
Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa,
Yapayalniz birakiyorum ben.
Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum.
Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum.
" Kendine iyi bak, derler ve giderler.
Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu.
Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir.
Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir.
Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine "Kendine Iyi Bak" gözleriyle ayrilirlar.
Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar..
*Taki son elveda mezar sessizligine bürünüceye kadar*
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez "Kendine Iyi Bak" derler ve giderler.
Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler.
Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
Kendine iyi bak, derler ve giderler.
Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler.
En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek.
Kendine iyi bak, derler ve giderler.
Seni suskunluga mahkum edip giderler.
Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler.
Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için.
Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet.
Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin.
Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin.
*Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin*
Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak, derler ve giderler.
Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler.
Bir tek anilari birakirlar geride,
Bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.
Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan,
Çünkü insafsizliklarini görmek istemezler.
Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler.
"Bitti" diyemedikleri için , kendine iyi bak derler.
"Kirildim ve affedemiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
"Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim"
Diyemedikleri için kendine iyi bak derler.
"Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
Kendine iyi bak bir noktadir çogu zaman.
Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben.
Oysa sen iyisin....
*Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin.
Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin.
Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin.
Kendine iyi bak deme bana.
Nokta koyma.
Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem.. Keske döndürebilsek zamani geriye.
Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan.
Nafile...Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?
Sen eksikken, ben nasil tam olurum?
Senden kalan boslugu kimlerle doldururum?
Savassak aramiza giren seytanla olmaz mi?
Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi,
Hani sevgi eninde sonunda kazanirdi?
Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi?
Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi?
Bunlarin hepsi yalan mi?... Sahiden...,
Gitmesen olmaz mi?
Bitmesek olmaz mi?
Peki o zaman...
Senin istedigin gibi olsun...
Öyleyse...
Sen de "Kendine Iyi Bak.


"* Kendine Iyi Bak derler, kursunu kafana sıkıp giderler
sesli dinlemek için tıkla



MSN PROGRAMLARI

MSNDE KARŞIDAKİ KİŞİYİ 80 KERE TİTRETMEYE NE DERSİN? tıkla

MSN NİZE VİSTA GÖRÜNÜMÜ KAZANDIRIR TIKLA

7.5 İÇİN BİRDEN ÇOK HESAP AÇMAK İÇİN VE REKLAMLARI KALDIRMAK İÇİN TIKLA

MSN DONDURUCU TIKLA

MSN DE KARŞINDAKİ KİŞİNİN YERİNE YAZMA TIKLA

MSN POLİS UYARI SESLERİNİ POLİS TELSİZİ YAPAR TIKLA

MSN DENARATOR (AYNI YAZIYI SÜERESİZ Bİ ŞEKİLDE YOLLAR) TIKLA

MSN PLUS TIKLA

MSN 8,0 BETA TÜRKÇE tıkla

_&mNt&_



2006 Almanya Dünya Kupası Favori Takımım ARGENTİNA

argentina argentina argentina

 arjantin'in dünya kupası başarıları

Dünya Kupası'na Katılım: 13 (1930, 1934, 1958, 1962, 1966, 1974, 1978, 1982, 1986, 1990, 1994, 1998, 2002)

Dünya Kupası Başarısı: Şampiyon (1978, 1986), Finalist (1930, 1990)

Arjantin Fildişi engelini aştı

C Grubu: Arjantin 2-1 Fildişi Sahili

 

Arjantin göz kamaştırdı

C Grubu: Arjantin 6-0 Sırbistan Karadağ

 
Sadece Arjantin Oynadı Portakallar İzledi
C Grubu: Arjantin 0-0 Hollanda
 

Ve 2. Turun Adı

 

ARJANTİN vs MEKSİKA



ziyaretçi defteri sitem hakkında yorum yazmak için resmi tıkla!



 

***HABERLER***

正在加载...正在加载...

Ne Mutlu Türküm Diyene

地点
第 1 张,共 32 张